Wing-Tsun.org
Wing Tsun Nedir?Wing Tsun'un TarihiEscrima Nedir?WT TeknikleriFotoğraf Galerisi WT Linkleri WT ile ilgili yazılar WT ile ilgili haberler Türkiye'deki WT okulları Kim Kimdir?
 

Wing-Tsun.org AnasayfaZiyaretyçi DefterimizSi-hing Zeki ORALMail adresimizWTWTwtwtwtwtwtwt

Wing-Tsun'un Tarihçesi

      

      Günümüzden yaklaşık 250 yıl önce (Tarihler tam bilinmese bile Wing Tsun'un doğuşu ve Shaolin Manastırının yanması günümüzden 250-300 yıl öncesine dayanır.Ching Hanedanı Yung-Cheng döneminde,Mançu yalıların yaptığı bir kuşatma esnasında manastırda yaşayanlardan birisi olan Ma Ning Yee tarafından,Shao Lin Manastırı ateşe verildi.Manastırıun Yanmasından sonra olay hakkında iki rivayet yayıldı Birinci Hikayeye göre;sadece beş rahip olaydan kurtularak kaçmayı başarmışlar ve gizlendikleri yerde teşkilatlar kurarak Ching Hanedanlığı aleyhinde savaşmışlardı.Daha çok savaşçılar arasında kabul görüp yayılan ikinci hikayeye göre ise olay hakkında bazı farklılıklar var,manastırın yanması olayı hariç bu hikayeye göre kurtulanların sayısı beşten daha fazla idi.Burada Manastırın yanmasından itibaren anlatacağımız hikaye ise tabiiki dövüşçüler arasında kabul gören ikinci hikaye.

Yeni bir Dövüş Sisteminin Doğuşu


      Yangın sırasında rahiplerin ve dövüş sanatlarında çok iyi usta olanların çoğunun öldürüldüğü yada yandığı söylenir.Bununla birlikte yangından kurtulan kişiler olabilmiştir ve kurtulanların arasında Beş büyükler olarak bilinen Budist Rahibe Ng Mui,usta Chi shin,usta Pak Mei,usta Fung To Tak ve usta Miu Hinde vardı. Manastırda en fazla talebe yetiştiren usta Chi Shi,kendisiyle birlikte kurtulanlardan,mançulara karşı savaşmalanı istediği için bu rahipler Mançular tarafından aranıyordu.Bu nedenle rahipler ülkenin farklı yerlerine dağılarak oralarda giizlice faaliyetlerde bulunmaya başladılar.Budist Rahibe Ng Mui,beş büyüklerden en yaşlı ve de manastırın tek bayanıydı.Ülkenin dört bir yanında dolaştıktan sonra Yunnan ve Szecvan eyaletşleri sınırında Tai Leung dağındaki Beyaz Turna Tapınağına yerleşti.Yaşadıklarını hiçbir zaman aklından çıkarmayan Ng Mui bu tapınakta Zen Tarikatı ile ilgilenirken aynı zamanda dövüş teknikleri çalışıyordu.Bununla birlikte ciddi bir endişe daha taşıyıyordu bu endişesi Shao Lin Manastırında mançularla işbirliği yapan yetenekl dövüşçülere ve mançulara karşı nasıl korunacağı idi.O an itibariyle işbirlikçilerden daha iyi teknikler biliyordu. fakat zaman içinde kendisinden daha kuvvetli olan bu işbirlikçilerden ayıf duruma düşebilirdi.Bu durumda yapılabilecek tek şey mevcut Shoa Lin Teknikleri ni mağlup edebilecek yeni bir dövüş sitemi ortaya çıkarmak idi.Şansı bir Tilki, ile vahşi büyük bir turnanın yaptıkları dövüşe tanık olunca geri dönmüştü.

Tilki ile Turnanın Dövüşü

Tilki turnanın etrafında ölümcül bir atak yapılabilecek umuduyla dairesel şeklinde dönerken turna dairenin ortasında kalıp daima tilkiye karşı dönüyordu.Turna Tilkinin pençesiyle yaptığı her saldırıyı kanatlarının birisiyle karşılarken aynı anda gagası ile kontraatak yapıyordu.

Böylece turna kendisini kanatları ile koruyup gagası ile saldırabiliyordu.Ng Muinin gözlediği bu kavga uzun bir zaman devam etti.bu kavga Ng Muiye yeni bir dövüş sisiteminin ilham kaynağı olmuştu.

       Bir Tilki ile bir turnanın arasında dövüşten esinlenen bu sisteme tilki yada turna sisitemi adı verilmedi.Ng Mui,Tilkinin pençelerini ve turnanın kanatlarını temel alarak insan vucuduyla uyumlu bir dizi dövüş hareketleri geliştirdi.Düzenli hareketlerin kalıplaşmış şekillerde uygulanmasına dayalı olan mevcut Shao Lin Kungfu,Ng Muiye fazlaca karışık görünüyordu.Halbuki Shao Lin Sisteminin bir derivasyonu olan yeni sistemde temel hareketler sade idi ve uygulamada akıllığa dayanıyordu. Diğre bir ifade ile birbirinden az farkla ayrı olan olan yaklaşık on civarınada Shao Lin Sistemleri,formları öğrenen kişiye Stereo-tip pratik imkanı veriyordu. Ng Mui tarafından ortaya konan bu yeni teknik son değişikliklerde yapıldıktan sonra üç form ve pratik maksatlı bir dizi tahta manken teknikleri sağlıyordu.Buna ilave olarak "Ejder dansı ""Mağaradan çıkan Aslan"gibi şatafatlı isimler olan Shao Lin formları gerçek bir dövüşte çok yavan kalıyordu.Ng Muinin yeni sitemi ise gösteriş amaçlı değildi. ve gerçek dövüş teknikleri kullanıyordu.tekniğin pozisyonu anlatan ifadelerle ad verilmiştir.Mesele avuç yukarı kol(palm-up arm)adlı teknikte avuç ve kolun pozisyonunu tahmin etmek hiçde zor olmasa gerek!Eski Shao Lin Ng Mui'nin yeni sistemi arasındaki bir diğer farkta;Shao Lin sisteminde kuvvet antrenmanlarına çok önem veriliyordu. Öyleki bir talebe formları öğrenmeye başlamadan evvel en az bir kaç yıl sadece belirli bir kondisyon yeterliliğine ulaşmaya çalışıyordu.Yeni sistemde ise düşmanı yenme kuvvetle değil akılla yapılıyordu.Tabiiki;bu kuvvet tamamen ihmal ediliyor demek değildi.Yeni Teknik belirli durumda belirli rakibe uyacak onu yenmek için gerekli metodun adaptasyonunu sağlıyordu.Bu nedenle yeni kungfu sistemini öğrenen kişi ağır adımlar sabit duruş ve güçlü köprü eller byerine seri ve hafif adımlar esnek bir duruş ve akıllı el teknikleri öğrenmek durumundadır.Diğer bir ifadeyle eski Shao Lin sistemi gerçek dövüşte geniş aralıklı adımlar sabit bir duruş ve gerekli adımlar ve uzun köprülü eller kullanılırken bu yeni sistem birbirini takip eden adımlar ve dövüş içinde,geniş adımları ve uzun köprü kolları etkisiz bırakacak teknikler kullanıyordu.

Mevcut Sisteme Zıt Teknikler

Eski Shao Lin sisteminde en çok kullanılan adım,ön adım(ön bacak kırık ve ağırlık arka bacak üzerinde)kullanıyordu.

Arka adımın kullanılması rakibin ağırlık üzerinie binmüş ön bacağına pratik saldırı ve kendi ön bacağına yapılan bir saldırıya ise etkili koruma sağlıyordu.

     Bayan Yim Wing Tsun,annesinin vefatından sonra bir Shao Lin talebesi olan babası Yim Yee ile Kwagtung eyaletinde yaşıyordu.Daha çok küçük yaşta iken zamanın gelenekşlerine göre bir buz tüccarı olan Leung Bok Chau'ya sözlenmişti ( Bizim Kültürümüzdeki beşik kertmesine benzer bir sözlenme )Yim Lee bir olaya karışmıl ve haklı olduğu halde tutuklanmıştı.Bunun üzerine kaçan Yee,kızını da alarak Szechwan ve Yuhnan eyaletleri sınırındaki Tai Leung Dağı eteklerine yerleşti.Zaman ilerledikçe Yim Wing Tsun gelişip serpildi ve cazibesi ona problemler getirmeye başladı,Onun için hayat her geçen gün çertefilli bir hal alıyordu.Bu sınır boyunda kanunların iyi uygulanmaması sebebiyle,dövüş sanatlarında iyi olan ve kötü karakterteriyle nam salmış Wong soyadı ile bilinen bir kişi kendi borusnu öttürüyordu.Wing Tsun'unun güzelliğinden etkilenen Wong,ona kendisiyle evlenme teklifi yapması için birilerini gönderdi, ama aynı zamanda Wing Tsun bu evlenme teklifini kabul etmezse evlenme zamanını kendisinin seçeceğini ve zoırlada ola onunla evleneceği şeklinde tehdit etti.Wing Tsun'un babası ihtiyar ve kendiside güçsüzdü. 

  Bu nedenle endişelenmeye başlamıştı.her geçen gün de endişeleri büyüyor ve ne yapacaklarını bilmez halde bir çıkmaza giriyorlardı.Aynı vakiitlerde Beyaz Turna Tapınağında yaşayan rahibe Ng Mui ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla ayda birkaç kez köyün pazar yerine geliyordu.Yim Yee'nin tezgehlarının önünden her geçişinde ondan fasulye falan alıyordu. ve bu yolla tanışmışlardı.Yine bir gün alışverişe geldiği sırada baba - kızın bakışlarında gariplik olduğunu sezdi Ng Muininin ricası üzerine bütün dertlerini ona anlatır.Onların bu samimi itirafı,Ng Mui'nin içindeki adalet duygularını kabarttı.Akklına onlara yardım etmeyi koydu fakat bunu kendisi yapmayacaktı.Çünkü kendi kimliğini belli etmiş olur ve ayrıca ünlü bir dövüşçü olan Ng Mui için uzak bir köyde bilinmeyen birisiyle dövüşmek yakışık almazdı.Aklına bir fikir geldi bu fikir Wing Tsunu yanına alıp öna dövüş sanatını öğretmekti. Dövüş sanatları,Wing Tsuna babasıda zaten bir dövüşçü olduğundan çok yeni bir kavram değildi.Ama Wing Tsun,o ana kadar öğrenme ihtiyacı hissetmemişti. 

.

Yetenekli bir hocanın kişisel rehberliği,kendisinin sıkı çalışması ve aklı sayesinde üç yıl gibi bir sürede Ng Muiden dövüşmeyi öğrendi. Bir gün Ng Mui,Wing Tsun'a onun yeni kung - fu sistemini öğrendiğini ve artık köyüne geri dönüp problemi ile ilginebileceğini söyledi.Daha dağdan iner inmez evvelinde ona asılan kişi yine onu rahatsız etmeye başlamıştı.Ama bu sefer Wing Tsun kaçmak yerine onu yenebileceğine inanadığı için ve kolay yoldan bir de kadın elde edebileceğini de hesaplayarak meydan okumayı kabu etti.Fakat işler kendi hesapladığı gibi gerçekleşmedi.

Wing Tsun tarafından aciz bir şekilde knock - out edilmişti ve bir daha onu rahatsız edemedi.Win Tsun bu dövüşten sonra pratik yapmaya devam etti, diğer taraftan Tai Leung Dağın'da hayatını çok monoton bulan Ng Mui,Wing Tsuna bu sistemi devam ettirmesini ve değersiz kişilerin öğrenmesini için uygun halefler bulmasını tembihleyerek diğer yerleri gezmek ve dünyayı daha aykından tanımak için orada ayrıldı.

 

   O akşam eczaneye döndüğünde,her zamanki gibi,Leugn Jan,yemeğin ardından sevgili koltuğunda dinlenmeyi denediSürpriz şekilde yana doğru devrilen koltuk neredeyse Leung Tsunun yere düşmesine sebepo oluyordu.Meseleyi sorduğunda büyük oğlu yabancı birisini gelmesini ve dövüş pratiğini tüm detayları ile anlattı.Bu durumu örene Leugn Jan diğer talebelerinide toplayarak Para Bozan'ın kungfuyu nasıl öğrendiğini sordu.Tahta Adam Wah'ın ona bazı vakitler kungfu öğrettiği ve ayrıca Para Bozan'ın onların akşamları yaptıkları antrenmanları gizlice izleyip gördüklerini. kendi başına çalıştığını söylediler.Leugn Jan ,Tahta Adam Wah'a arkadaşını hemen ona göndermesini istedi o an,Tahta adamın başaksına ustasındfan izinsiz kungfu öğretmenin yanlış olduğunu anladığı andı.Talebesinin yalnız döndüğünü görünce,Leugn Jan bunun nedenini sordu.Durumu öğrenince talebesinin onu yanlış anladığını fark etti,Bunun Üzerine Leugn Jan,bu adamın nekadar Wing Tsun bildiğini ve ne kadar yetenekli olduğunu görmek istediğini söyledi.Öyle olunca hemen gidip arkadaşını bulup ustasına getirdi.Bu genç adamı izledikten sonraiLeugn Jan,onu talebesi olarak kabul etti.

 
Wah eğitimli birisi olmadığı için,Wing Tsunda kısa sürede içinde ilerlemesi onun azim ve kararlılığından kaynaklanıyordu.Esnaf olduğu için dövüşe meraklı alt insanlarla iyi bir diyaloğu vardı.Bu ona dövüş sanatlarında iyi bir ilerleme fırsatı tanıyordu.Kısa zaman içinde yayılan ünü,Mançu hükümetinin kulağına kadar bile ulaştı.Bu dönemde mançular,Çini yaklaşık iki yüz yıldan fazla zamandır yönetiyorlardı ve çin içinde asimile olamayı başarmışlardı.Han ve mançular arasındaki mücadele yavaş yavaş kırılıyor ve daha fazla Han insanı yüksek mevkilere kadar çıkabiliyordu.Diğer taraftan iki asırdan fazla zamandır ülkeyi yöneten mançuların Ching Hanedanlığı,Çin yaşam tarzına uyuyor ve kendi kültürleri bozuluyordu.

   Sonuç olarak yıldan yıla dış baskılar artıyordu.Ticaretin yabancılar tarafından yönlendirilmesi,toprak kavgaları,savaşlar,ülkeyi hergün dahada zayıf hale getiriyordu.Bu kötü gidişin önüne geçilebilmesinin tek yolu ise askeri güçlendirmekti.Bu, sekiz bayrak askerleri denen mançu askerlerini güçlendirmekti.Bu needenle para bozan Wah,sekiz bayrak Askerleri'nin şef çalıştırıcısı olması için davet edildi.

   Saygı duyulan ve hayran olunan bir şef çalıştırıcı.Bununla birlikte Leung Jan'ın halefi olan Wah,Mançu Askerlerinin şef çalıştırıcısı olmayı pek bir onurmuş gibi görmedi.Ustası gibi,kungfu öğretmeyi bir meslek olarak değil amatörce yapmak istiyordu.Salon olarak kullanabileği sabit bir yeri yoktu.Otuz Altı yıllık Kungfu öğrettiği dönem içinde aralarında kendi oğlu Chan Yu Min'inde olduğu onaltı talebe yetiştirdi.Oğlunun haşarı olması ve çetelerle dövüşmesi babasını pek hoşnut etmiyordu.Bu nedenle ileri Wing Tsun tekniklerini oğluna öğretmekten sakındı.Fakat gelinine öğretti.Sonuç olarak karısı Chan Yu Min'den daha iyi idi ve babasından öğrenmediği teknikleri daha sonra karısında öğrendi.bununla birlikte uzun sopa dövüşlerinde çok yetenekli idi.Uzun sopadaki bu üstün yeteneği,kendisine anısına verilen kolu karşılığında ve yedi eyaletin uzun sopalı kralı yazılan uzun sopayı kazandığı yedi eyalet arası dövüş sanatları Turnuvasında performansından sonra Yedi Eyaletin Uzun Sopa Kralı olarak ün yaptı.Talebeleri arasında en dikkat çekilen yetenekli ikinnci talebesi olan ce ustasından bildiği herşeyi öğrenerek ustasının ölümüne kadar ona iyi bir asistanlık yapan Ng Chung So idi.Ömrünün son yıllarında,yetmiş yaşından daha fazla olduğu dönemlerde Wah,Win Tsun Kungfu öğretme hevesi olan zengin bir tüccardan bir tapınak kiraladı.Burada on altıncı ve son talebesi olan daha on üç yaşında ve Wing Tsun'u küçük bir şehirden tüm dünyaya açacak talebesini yetiştirdi.Fakat O bunun farkında değildi ve ömrünün son anlarında ikinci talebesi olan Ng Chung So'dan,en genç Kungfu kardeşi olan bu çocuğa dikkat etmesini tembihliyordu.Wah'ın vefatı ardından talebeleri Çindeki karışıklıklar ve işlerinde çok çalışmak zorunda olmalarından dolayı Wing Tsun'u yayıp genç nesillere aktarmakta ihmarkar davranınca Wing Tsunun yayılması sekteye uğradı.

  Bu vazife,Yip soyadlı tapınakta talebeliğe kabul edilen bu son talebenin omuzlarında kalmış görünüyordu.Wing Tsunun rönesans dönemine girmesi Yip'in elli altı yaşına ulaşmasından önce değildi.Wing Tsun Sitemini geliştirmeye devam etti ve Win Tsun'u altın çağına ulaştırdı.Tabii olarak,Wing Tsun'un rakipsiz Büyük ustası oldu.Keniside daha önce öğrenenlerden daha büyük olan adı,tüm dövüş sanatları çemberinde biliniyordu.Onun ünü ve gayreti ve talebelerinin yardımıyla zor kazanılan bir ün idi.O,Yip Man'dı Wing Tsun'un Büyük Ustası.

Günümüzde Wing Tsun?

 

 

 
Wing-Tsun hakkındaki yeniliklerden haberdar olmak için Mail listemize üye olun.

Powered by groups.yahoo.com